Neler oluyor?

YBA’da ne var ne yok?

Tolga, bir sigorta şirketinin genel merkezinde çalışıyor. Onunla kurumsal ve sosyal iletişim gelişimine dönük sözel, zihinsel ve fiziksel bir program yaptım. Sorun çözme (problematizasyon), kriz yönetebilme, öfke kontrolü, pratik düşünme, psikolojik tahlil becerisi, ikili ilişkilerde motivasyon ve etkileşim, etkin iletişim ve doğru karar alma becerisi, özgüven kazanımı, karakter ve problem tahlili, yapıcı diyalog, etkin ve akıcı iletişim içerikli uzun bir çalışma programının ikinci haftasındayız. Dersler aynı zaman izleğinde hem teorik hem de pratik olarak ilerliyor. Sevgili öğrencime de bunun tadını çıkarmak kalıyor..


Diksiyon ve İletişim

Evet, katılıyorum, elbette, yerine günümüzde sık kullanılan aynen kelimesinin cılkı çıkmadı mı? Bir kelimeyi ne denli sık tekrarlarsanız o kadar sıkıcı olur. Kelime dağarcığınızın olabildiğince geniş olması sizi daha zeki, seksi ve entelektüel kılar. İletişiminiz, diliniz, zihniniz, mimikleriniz o denli güçlenir. Örneğin artık annesine, babasına bile abi diyen bir gençlik var. Herkese abi ve abla diye hitap ediyorlar ve bu, alışkanlık halini alıyor. Peşinden de tembelliği getiriyor. Tamam abi, evet abi, gidelim abi, yok abi, sen gel abi, onu eve bıraktım abi vd gibi. Abi ya da abla hitabını günlük hayatında neredeyse kurduğu tüm cümlelerin ya da kelimelerin ve kalıpların arkasına iliştiriyor. Haliyle buna maruz kaldığında insanın sıtkı sıyrılıyor. Bunun yerine abi sözcüğünü tasarruflu kullanın ve kişilere isimleriyle hitap edin. Elbette arkadaşım, dostum, canım, bebeğim hitaplarını da kullanabilirsiniz.

“Dışişleri bakanı Esenboğa havalimanından çıkış yaptı.” Bu bir haber cümlesi. Yazılı ve görsel medyada buna benzer binlerce hatalı kelime kullanımı ve devrik cümle var. En popüler köşe yazarlarından en çok izlenen ana haber sunucularına ve alt metinlerine kadar dilin yanlış kullanımı vahim boyutta. Çıkış yapmak nedir yahu? “Ayşe, kafeye gelip bir arkadaşa bakıp çıkış yaptı” diye örneklendirirsem gülersiniz di mi? Çıkış yapılmaz. Çıkılır. Girilir.

Diyelim ki siz bana birşey için teşekkür ettiniz. Benim size ne demem gerekiyor? Rica ederim demem gerekiyor. Ama öyle olmuyor. Teşekkür ediyorsunuz, o da size teşekkür ediyor. Teşekkürü teşekkürle eziyor. Önce “rica ederim” diyerek teşekkürü kabul ediyoruz, sonra da eğer istersek “ben teşekkür ederim” diyoruz.

Ha bu arada yazıyı bitirmeden parazit seslerden de söz edeyim biraz. Akıcı konuşmamızı engelleyen eeee, ımmmm, şeeey gibi sesleri fazla çıkarmayın olur mu? Kimseye “Anladın mı?”, “Tamam mı?” diye üstelemeyin. Çocuklara bile. Bunun yerine kendinizi doğru ve etkin bir şekilde ifade etmeyi deneyin. O an mutlaka bir anlayış, bir tasdik ve sizi onama beklemeyin. Ve de bol bol lütfen, teşekkür ederim, rica ederim, özür dilerim diyin.. Görüşmek üzere.. Üzre değil bakın üzere. Görüşmek üzre değil, görüşmek üzere… ;))

Her İşin Başı Diyafram

Sağlıklı, sakin, kontrollü nefes almazsanız, bedeninizi, organlarınızı, hücrelerinizi tanımaz ve onun üstünde bilinçle bir irade ortaya koymazsanız; beyninizin korku ve panik üreten alanı amigdala sizi hayatta kalma refleksiyle ilkel düzeyde işleyen davranışlara iter. Suda boğulacağınızı düşünür ve kontol dışı güvenlikçi tepkiler verirsiniz. Keyfalmanız mümkün olmaz ve sizin için tam işkenceye dönüşür. Bunun üstesinden gelmek için psikologlardan ve psikiyatrlardan önce beden, ses, nefes, zihin ve iletişim atölyelerine gitmenizi salık veririm. Yaratıcı Birey Atölyesi: İstMarina’nın deniz ve doğayla içiçe huzur dolu atmosferinde seni bekliyor.

Görsel şölen

YBA, İstMarina’nın büyüleyici atmosferi atölye katılımcılarına keyif verir. Müzik ve ışık oyunlarıyla dersler görsel ve işitsel bir şölene dönüşür.

Sağlam kafa, sağlam bünye. 

O, bir diş hekimi asistanı..

Günaydın. Serap’la YBA’da iletişim, diksiyon ve felsefe çalışmalarında ikinci haftadayız. Beyin, ses ve yüz kaslarımızı biraz zorluyoruz çünkü Serap’ın altyapısı sağlam.

Her yaşa uygun! 

Alperen, lise öğrencisi ve tatilini iyi değerlendiriyor.

Yaza Merhaba

Havuz başında diksiyon, havuz içinde diyafram egzersizleri. Burası bambaşka bir atölye.

Beş Element

Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. Resmi tarih klişelerini bir yana bırakalım artık. Bir dilde önemli olan onun pratikliğidir. Türkçe fonetik yapısı gereği tıpkı İngilizce ve Kürtçe dilleri gibi yazıldığı şekilde okunmaz. Diksiyon dersinde en çok konuşmanın akıcılığına önem veririm. Dilin de akıcılığı önemlidir. Dil ne kadar katma değer üretebiliyorsa kendini o denli günceller, yaşatır ve yayar. Yalnız pratik bir dil aynı zamanda doğru yüklem ve anlam ifade etmelidir. Geleceğim yazıp gelcem diye okumaya eyvallah ama “Geleceğimi mahfettin.” diye bir cümle olmaz. Gelecek zamana bugünden müdahale edilmez. Geleceğe dair kimi düşünceler, hazırlıklar mahfedilir ancak. Bunun gibi yüzlerce örnek verebilirim. Fakat ben yazı dilinin akıcılığı ve pratikliği gereği kısa tutacağım.

Türkçe’de aynı zamanda kapalı ve açık harfler, ince ve kalın harfler de bulunur ve bu da yazılanı olduğu gibi okumaya elverişli değildir.

Diksiyonda her harfin bir söyleniş/sesleniş tekniği vardır. Örneğin C harfini söylerken iki dudak öne doğru fırlatılır. Z harfinde ise geriye doğru çekilir. F harfini dudak kaslarınızı öne doğru iterek çıkarmaya çalışın bakalım. Sonuç fiyasko :)) A harfinde dudaklarımızı değil, çenemizi kullanırız. Bu teknik: harfleri ve kelimeleri doğru basmanızı ve okumanızı sağlar. Harfine göre dil, diş, çene, dudak ve gırtlak devreye girer. Bu beş sesletim aygıtını geliştirecek doğru kas egzersizleri YBA diksiyon atölyesinin temel çalışmasını oluşturur.

Anlaşılır, tok, akıcı ve estetik bir konuşma ve ses tonuna Yaratıcı Birey Atölyesi’nin deneysel ve bohem çalışma metoduyla merhaba deyin. Diyafram, diksiyon ve fonetik çalışmaları; YBA’da aynı zamanda beden dili, hitabet, İletişim ve etkileyici ses tonuyla desteklenir.


Felsefe Atölyesi

Felsefe dersleri ne kadar eğlenceli olabilir?

Felsefe duygusal ve fiziksel tüm davranış ve eylemlerimizin temelini oluşturur. Evliliğin, para kazanmanın, sosyal ilişkileri anlamanın ve kontol etmenin, iletişimin, etkileşimin, bir insanı tavlamanın, aşık olunan kişinin davranışlarını anlamanın, ayağını yere sağlam basmanın herşeyin ama herşeyin felsefesi vardır.

Bu atölyede her keşif, bir gizem ve heyecan.

Felsefenin temel ilkeleri, din ve bilim felsefesi, olay ve olguları doğru ve nesnel analiz etme, problematize etme becerisi, varoluş felsefesi, dil ve kavram felsefesi, antik felsefe, postmodern felsefe, felsefi yöntemler, sosyoloji ve siyaset felsefesi bu atölyede.

Üstelik yaratıcı dramanın yanısıra çocuklar için felsefeyi de unutmadık. Felsefe atölyesine çocuklarınızı da gönderebilir, onların erken yaşta yaşamı keşfetmesini sağlayabilir, fikri özgür, derin ve eleştirel düşünen, ayakları üzerinde güçlü ve bilinçli duran bireyler yetiştirebilirsiniz.

Diksiyon Egzersizleri

Bu atölye çok eğlenceli. Tıpkı kol, karın, bacak kaslarımız gibi ses ve nefes kaslarımızı da düzenli olarak çalıştırmadığımızda hamlaşıp tembelleşiyoruz. Bu da konuşma bozukluklarından konuşmama isteğine, yanlış tonlamadan akıcı, tok ve estetik konuşamamaya değin bir çok soruna neden oluyor. Anlaşılır ve etkileyici konuşmak hemen herkes için mümkün.

‌Haber Parodisi

Böyle haber bülteni gördünüz mü? Burası Yaratıcı Birey Atölyesi. İşimiz eğlence. Burada dilsel, zihinsel ve bedensel olarak kendinizi keşfedip, devindiriyor, çevreniz tarafından ilgi odağı oluyosunuz. İster öğrenci, istersen çağrı merkezi çalışanı ya da hangi meslekten olursan ol akıcı ve güzel konuşmayla iyi bir diksiyon, bedenini estetikleştirerek etkili bir jest–mimik kullanımı, doğru iletişim, özgüven, ikna kabiliyeti, sosyal etkileşim, pratik ve sağlıklı düşünme tekniği, problem çözme yeteniyle çözüm odaklı bir hayat tarzı, olay ve olguları doğru felsefi yöntemlerle analiz etme beceresi; hem sokakta, arkadaş ortamında, bir etkinlikte ve kamusal alanda, hem de iş ve eğitim kariyerinizde mutlaka edinmeniz gereken temel becerilere sahip oluyorsunuz.

Çocuk Atölyesi | Felsefe 

Bilgili, sorumlu, üretken bireyler yetiştirmek çocuklukta başlar. Sorular soran, cevaplar arayan, deneyler yapan, nesnel, somut yollarla ikna olmaya çalışan, olay ve olgulara eleştirel ve mantıklı düşünüşle yaklaşan, kendini özgüvenle doğru ifade eden çocuklar ve gençler yetiştiren toplumlar; bilim, demokrasi, barış, ekonomik gelişim, üst teknoloji, cinsiyet eşitliği, adalet, sendikal haklar ve insan, hayvan, çevre hakları üreten gelişmiş toplumlar olurlar.

Çocuklar için felsefe, çocuklarla felsefe ve çocukca felsefe yöntemlerinin ortak içeriği:

1. Kişilik geliştiren yetiler: -Çocukların ve gençlerin kendilerine güven duymaları, -Nedenlere dayandırılabilen kendi düşüncelerini oluşturma, -Oto kritik, -Başkalarına karşı kendi görüşlerini savunabilme ve gerekirse, “Hayır” diyebilmek.
2. Sosyal yetiler: -Tartışmaya hazır bulunuşluk, -Hemcinsine ve karşıcinse karşı hoşgörü ve saygı, -Başka görüşleri kabullenme, -Dilsel ve iletişimsel yetiler, -Yeti sorunu, çatışmayı ve eleştiriyi zenginlik olarak tanıma veya
kabul etme. -Demokratik anlayış, -Farklı çözüm ve önerilere açık olma, -“Biz” duygusunu yaşamak.
3. Mantıksal yetiler: -Delillendirme gücü ve yetisi, -Eleştirel ve mantıklı düşünce, -Değerlendirme ve yargılama gücünü destekleme, geliştirme.
4. Felsefi düşünme yetileri:
Felsefi sohbetlerde felsefenin temel alanlarıyla (ahlak, varoluş, metafizik, din felsefesi, estetik, dil felsefesi, bilgi teorisi) ilgili olarak düşünce geliştirme.

Galata’da Dans

YBA prodüksiyon iftiharla sunar: Dansing kuçukuçu Dansing. Görüntü yönetmenliğinde kamerayı adeta şarlo ve cimicib üzerindeymiş gibi kullanıp, ekipmanda harikalar yaratan Suzi, yapımda seti bir uzay üssü gibi hayal edip, yaratıcılıkta sınır tanımayan, değme Holivod yapımlarına taş çıkaran Şefika ve Umman ve elbette kastta oskarlık oyunculuğuyla canımız ciğerimiz, şapşik ve ponçik köpeğimiz Şempooo… Az daha unutuyordum! Dansta da ben. 🙂

Her ne yapıyorsanız; o şeye, o işe yaratıcı ve nitelikli mizah katın. Siz eğleniyorsanız çevreniz, iş arkadaşlarınız, öğrencileriniz, müşterileriniz, sevgiliniz, eşiniz, aileniz, takipçileriniz de eğlenir. Kendinize eğlenceli arkadaşlar edinin. Yaratıcı Birey Atölyesi’nin konukları ortamın yaratıcılığına kayıtsız kalamıyor ve kendilerini eğlencenin, diksiyon, oyunculuk ve drama egzersizlerinin içinde buluyorlar. Tabi bazen de felsefik, sosyolojik ilginç bir sohbetin…

Oyunculuk Atölyesi

Teorik ve pratikte doğru oyunculuk teknikleri, tiyatro ve kamera oyunculuğu, karakter yaratma, analiz yeteneği, alt metin okuma, bedenini ve çevreyi tanıma, objeleştirme, özgüven, sanatsal akımlar ve sanat tarihi, kollektif çalışma becerisiyle yaratıcı oyunculuk seni bekliyor.

Pinti Profesör Tekerlemesi

Bu kez P harfi ağırlıklı uzun tekerleme söylüyorum. Söylenişi zor harf ve kelimeler bağırmadan, takılmadan, uzatmadan, teklemeden, ikilemeden, patlamadan, peltekleşmeden akıcı, tanetane, tok, anlaşılır, doğru ve estetik bir diksiyona sahip olmamızı, sesimizi terbiye ederek, tanıyarak onu kontol edebilmemizi sağlar. Diyafram kasıyla nefes alma çalışmaları ise, aldığımız nefesi uzun süreli, kontrollü kullanmayı, böylelikle de harfleri ve sesleri doğru basmamızı sağlar.

Galata’da felsefe

Atölye’de bu akşam felsefe gecesi. Sevgili Ayşegül’le yine her kelimesi derin sorgulamalı, sosyal ilişkilerden duygusal ilişkilere, iş hayatından kavramlara değin bir o kadar da eğlenceli iki saat geçirdik. O, çok güçlü bir insan. Temel sorunlarının farkında, gündelik yaşamında birşeylerin yanlış gittiğinin bilincinde bir birey. Onları aşmak, sosyal ve duygusal ilişkilerini anlamlandırmak, varoluşu anlamak için Yaratıcı Birey Atölyesi’ne katılıyor. O, bir sporcu. Kendini önemsiyor. Fiziksel performans kadar zihinsel performansın da yaratıcı bir birey olmak için önemini bilecek kadar da bilinçli biri. Yüksek enerjisi ile yakında kendi kendine yeten ve kendi kendini yöneten yaratıcı bir birey olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir