Nietzsche ve Devletin Kökeni

“Köpekler kurtlardan nasıl nefret ederse, işte öyle nefret eder halk da özgür ruhlu kişiden; zincirlerin düşmanından, tapınmayandan, ormanı mesken edinenden.” Friedrich Nietzsche

Devlet kimdir? nedir?

İnsanları yönetmek adına ortaya çıkan seçkin Aristokrat (tanrısoylu) sınıfın halkı (yaratılmışları-yönetilenleri) yönetmek için kurduğu sosyal bir düzenek, bir kitle kontrol aracıdır.

Platon’un Aristokrat din devletinden, Aristo’nun bu devletin idealist-formel ahlakından burjuva ulus devlete geçişte devlet mekanizması aynen korunmuş, bu kez köle-efendi ilişkisi yerine burjuva-proleter sınıf savaşımı geçmiştir. Bu tarihsel izlekten baktığımızda devlet gerçekte ezilenleri, yoksulları, köleleri, işçi-emekçi sınıfını temsil eden, bunların sahip olduğu bir yönetim mekanizması değil, aksine zenginlerin, tanrı adına ortaya çıkmış peygamberlerin, kralların, çarların, padişahların, hükumetlerin, başbakanların, din adamlarının, orduların bir bütün olarak bunların hepsini kapsayan-içeren sermaye sınıfının sahip olduğu, yarattığı, yönettiği ve ezilenleri, işçileri, yoksulları sömürmek için geliştirdiği bir yönetim mekanizmasıdır.

Halk veya Millet kavramı da köken olarak Ortaçağ Aristokrat kültürüne, özel olarak Arap kültürüne dayanır. Bu her iki kelime aslen Arapçadır. Milletin Arap kültüründeki karşılığı ümmet, Halkın karşılığı ise yaratılmışlar (halk edilmişler) dir. Elbette bu her iki kelimeden kasıt “Müslüman toplumu”dur. Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde millet kelimesinin yerini ulus almışsa da, halk kelimesi olduğu gibi korunmuş, yalnızca anlam değişimine uğramıştır. “Yaratılınlar”dan, “yönetilenlere” geçmiştir. Bu sadece formel bir değişimdir, zira tanrı (!!) tarafından yaratılıp yine onun tarafından yönetilenler, şimdi tanrı (!!) adına olmasa da hala yönetilmektedirler.

İşte Niçe’de bana kalırsa tam da buradan yaklaşarak yukarıdaki paylaştığım analizini yapıyor. Yönetilenler, henüz kendi kendilerini yönetemeyen, kendi kendilerine yetmeyen kölelerdir. Özgür değildir ve zincirlerini koparan, özgürleşen insanları sevmezler. Kendileri henüz kul-biat kültüründen sıyrılmadıkları için, bireyleşmiş insanlardan nefret ederler. Böyle insanları, aykırıları, marjinalleri, kendilerine benzemeyenleri sevmezler ve toplumdan dışlarlar. Özcesi ve aforizmacası; Köpeklerle kurtlar, aristokratlarla burjuvalar akrabadır son tahlilde..

Zafer Kılıç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir