Drama

Zafer Kılıç’la Yaratıcı Drama Atölyesi

Çocuklar tarafından yetişkinlerin dünyasına eleştirel yaklaşan bu oyun; medya-toplum ilişkilerini müzikli bir oyunla ve mizahi bir dille ele alıyor.

Ko-Medya (Koreografi)

Bu video oyunun özgün şarkılarını, koreografilerini içeren prova görüntülerinden oluşmaktadır.

Ko-Medya (Haber Sahnesi)

Bu video oyunun haber sahnelerini içeren prova görüntülerinden oluşmaktadır.

ÜNZİLE  (Dans Tiyatrosu)

2009 haziranında sahnelediğim “Her Şeye Söz Gerekmez” isimli dans tiyatrosu performans gösterisinden bir bölümdür “Ünzile”

Ünlü söz yazarı Aysel Gürel gittiği bir köyde “Ünzile” isimli bir kız çocuğu ile karşılaşır. Ünzile’nin dramatik hayat hikâyesini dinleyen Gürel, Ünzile ve aynı kaderi paylaşan milyonlarca kadın için hikâyeyi şarkı sözlerine döker. 

Onno Tunç’un bestesi ve Şebnem Ferah’ın yorumu Ünzile’yi en kahreden aşk şarkılarından bile daha kahreden bir şarkı yapmıştır benim için. Öylesine ağırdır, öylesine yutkunur insan her dinlediğinde, öyle çöker boğazına insanın, yutkunamaz bile…

Sözü buradan alıp, neden çocuklarla böyle bir çalışma yapmak istediğime getireyim.

Çocukların hayat hikâyelerini en iyi yine çocukların anlatabileceğine inanıyorum. Sahne sanatlarında iyi eğitilmiş bir çocuğun yetişkinlerle iletişim kurması, bir yetişkin oyuncunun çocuklarla iletişim kurmasından daha güçlüdür. Çocuk seyirci ve yetişkin seyirciler bir yetişkin oyuncuyu “yapmacık” bulabilir ama bir çocuğu asla!

Hikâyemizin kahramanı “Ünzile” bir çocuktur. Çocuktur ama okuyamaz, çalışır ırgat gibi. Alınır, satılır başlık paralarıyla.13 yaşında kucağında çocukladır Ünzile, çocukluğun ne olduğunu bile bilmeden. Koca dayağı, aile baskısı, erkek egemen töre kuralları Ünzile’ye yaşamı dar eder. Onun yaşam sınırları ve dünyası, köyün öte kısmına geçmez.

Söz şimdi çocuklarda:

“Hepimiz günlük hayatta şiddetin birçok çeşidine tanıklık ederiz. Bazen fiziksel bazen psikolojik bazen de her ikisi birlikte gelir bulur bizi. Şimdi ve gelecekte şiddete maruz kalmamak ve şiddetsiz bir yaşam/dünya için adım atmak istedik. Ünzile’nin dramatik hayat hikâyesini kâh küçük yaşta okula gönderilmeyen, evlendirilmek zorunda kalan, töre cinayetlerine kurban edilen kız çocukları için, kâh eş-baba-ağabey dayağına ömürleri heba edilen genç kızlar ve kadınlar için, kâh yine okumak ve oyun oynamak yerine çocuk yaşta çalışmak zorunda kalan ve kâh şeker bile yiyemeden, çocukluluklarını yaşamadan savaşlarda, çatışmalarda öldürülen, yetim bırakılan tüm akranlarımız için sahnelemek istedik.”

Gösteriyi yerelden evrensele taşıyıp “töre” boyutuna “savaş”ı eklemek istedim. İşte bu noktada da Nazım Hikmet’in “Kız Çocuğu” şiiri ve şiirin müziklerini yapan Londra’da yaşayan sevgili İskender Ozan Toprak yetişti imdadıma. Böylelikle milyonlarca Ünzile’den milyarlarcasına uzanıp evrenselleşti hikâye.

Artık toparlama zamanı. Ünzile’nin dünyasının sınırları vardır. Sınırları aşmaya korkar, başka bir dünyanın başka yaşamlarında olabileceği fikri ağır gelecektir ona. Susar o yüzden. Susar da, içine atar bütün kahrolası acılarını.

Mevlana (Dans Tiyatrosu)

2009 Haziran çıkışlı “Herşeye Söz Gerekmez” isimli dans tiyatrosu içerisinde yer alan bir performans gösterisi.

Ko–Medya (Müzikal Oyun)

Çocuklar tarafından yetişkinlerin dünyasına eleştirel yaklaşan bu oyun: medya-toplum ilişkilerini müzikli bir oyunla ve mizahi bir dille ele alıyor.

Metne dayalı bir oyun yerine doğaçlamaya ağırlık verdim. Amacım doğaçlamalarla birlikte oyunu interaktif hale getirmekti. Çocuklar oyunda metinle paralel ilerleyecekler ancak istedikleri zaman metnin dışına çıkıp doğaçlamalarla tekrar metni kaçırmadan yakalamaya çalışacaklardı. Drama çalışmalarından kazandıkları özgüvenle birlikte deneme ve yanılmayı, beraber başarabilmeyi yakalayıp iyi bir ekip işi çıkardılar. Oyun kişilerini çok derinleştirmek, karakterleştirmek yerine yeğlediğim kukla oyunculuk çocukların eleştirdikleri tiplemelerle özdeşleşmesini engelledi. Söz konusu medyatik karakterler olduklarının bilincinde olarak fakat birebir onları kopyalamak-taklit etmek yerine kendi özgün yaratıcılıklarını kullanarak o medyatik tiplemelerin samimiyetsizliğini görünür yapıp kendilerine ve seyirciye onları yabancılaştırdılar. Böylelikle onların etkisinde kalmadıkları ve o şaşalı tiplemelere özenmedikleri gibi, istedikleri zaman bir pelerin gibi çıkarıp atabildiler bu yapay tiplemeleri. Klasik metinlerdeki (benzetmeci tiyatro-dramatik tiyatro) gelişme-sonuç izleğini yok ederek, oyunun aralarına serpiştirdiğim şarkı ve danslarla akışı kesintiye uğratmaya çalıştım. Çocuklara ve izleyenlere olmuş bitmişi göstermek yerine, bütünü parçalayarak, parçalar üzerinden tamamlanmamışı verdim. Bu yöntem atölye çalışmasında çocuklar için farklı, ilginç bir deneyim oldu. Kurgunun, metnin, koreografinin, müziğin, ışıklamanın, dekorun kısaca çalışmanın her safhasında düşünsel ve fiziksel olarak etkin katılım göstermelerini sağladı. Yaşamları boyunca unutmayacakları, popüler-moda olarak kalmayacak bir deneyimin, yenilikçi bir yaratımın içinde öz güvenleri gelişerek ve keşfederek, bulduklarını diyalektik formda eleştirerek, yaşamın onlardan saklanan gerçekleriyle, öz güven kazanarak ayrıldılar..

Terminal (Müzikal Oyun) 

Yılmaz Erdoğan’ın “Otogargara” isimli oyunundan Zafer Kılıç uyarlaması ve rejisi. Çocukların ve yetişkinlerin birlikte izleyebileceği ender oyunlardan. Trafik kuralları vurgulandı. Kılıç; aynı zamanda çocukların tiyatral eğitimini üstlendi oyun öncesinde. Yapım yılı 2007

Umutlar Solmasın

Zafer Kılıç’ın yazıp yönettiği  ve çocuklarla çalıştığı ilk çocuk oyunu. Oyun MEB kıstaslarında ilköğretim çocuklarının sosyal gelişimi için özel olarak kaleme alındı. Ailesinin ilgisizliğinden bunalmış, içe kapanık, sorunlu bir çocuğun hikâyesini konu alan oyun, çocuklardan çok ailelere mesajlar veriyor. Yapım yılı 2005