Sosyoestetik Terete

Ey TRT!

Bana ne senin saçmasapan dizilerinden..

Ödediğim vergiyi dizi çekmeye harcadığın yetmezmiş gibi, bir de Youtube vidyolarında karşıma reklam olarak çıkarmana ne demeli?

Benim vergimle neden kâr yapmayı amaç edinmiş bir şirket gibi çalışıyorsun? Niçin reyting alacak boktan diziler, çeşitli aptalca programlar çekip, sonra da para ödeyerek onlara müşteri çekmek için Youtube’da reklam yayınlıyorsun?

Yıllardır ödediğim elektrik faturamdan pay alarak, ayrıca ödediğim diğer vergilerin biriktiği hazineden ek ödenekler alarak bir kere yahu sadece bir kere bile bana ve benim gibilerine hitap eden bir program yapmayacak, nitelikli bir yayın politikası belirlemeyecek misin?

Ne oy verdiğim siyasi partiye yer veriyor, ne de benim bilinç düzeyime uygun programlar üretiyorsun. Ülkede dönen dolapları, tüm gerçekleri yayınlarınla örtbas ediyor, özel TV’ler gibi yalan ve dezaforme haberler üretiyor, savaş propagandası yapıyor, haracını alıp, ardından beni yok sayıyor, görmezden geliyor, inkar ediyorsun.

Haksızlık ediyorsun, hırsızlık ediyorsun, harama el uzatıyorsun!

Sana bir şiirimi armağan edebilir miyim TRT’cim?

Bize ne gösteriyorlar sevgilim?
Görmek istediğimizi,
görmek istemediğimizi?
Senin güzel yüzün,
ince boynun gibi sevgili,
yalancılığın,
tutarsızlığın,
samimiyetsizliğin gibi;
yüzünle mest edip,
özünle test ediyorlar bizi.

Bol tirajlı bir gazetede,
reytingli bir TV filminde,
bir fotoğrafta
üzeri karla örtülü bir ağaç.
Ne kadar da estetik ve
romantik ama sevgilim.

O fotoğrafın kadrajında sen varsın,
arka planında imara açılmış orman!
Kıyıma uğramış hayvanlar,
ve savaşlar, yıkıntılar,
yoksulluk, sömürü ve cinnet!
Ben gösterilmeyenle ilgiliyim
sevgilim, gizlenenle.
Etiğin ırzına geçen estetiğin,
namus bekçisi değilim.

Zafer Kılıç

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir