Tanrı Türkü Söylesin!!

Çocuktum, bir de Türktüm. Denizleri ikiye bölmüş, orduları donarak ölmüş, şehirler fethetmiş, onlarca devlet kurmuş, hepsini de batırmış ama umursamamış, 250 kilogramlık top mermisini tek başına sırtlanmış, düşmanları denize dökmüş, yedi düveli dize getirmiş bir neslin kahramanlık hikayeleriyle büyümüş safkan Türk torunuydum!

Dikkaaaat! Yolda gördüğüm her üniformalı askere selam çakar, bir Kürt, Rum, Ermeni gördüm mü yüksek sesle hemen andımızı okurdum. Türk’tüm çünkü. Dağlarına, taşlarına “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılan bir vatanın, yemek dualarını “Tanrı, Türkü Korusun” diye bitiren bir milletin yiğit çocuğuydum!

İnsanlığın kültür tarihini Türklerle başlatır, Allah’ın hep Türklerden yana olduğunu sanır, Türklerin tanrının en sevdiği ırk olduğuna inanır, dilden dile geçen milli destanları arkadaşlarla anlat babam anlatır, birbirimizin taşaklarını sıkıp yüksek sesle esas duruşta İstiklal Marşı okuturduk.

12 Eylül’ün mirasıydım ben. Ülke elden gidiyormuş anarşik olaylarla! Ordu yönetime el koymuş, sonra gelip anama koymuş ben doğmuşum. Türk oğlu Türk olmuşum!

Kutuplarda bir bakış açım var. Bir Türk var, birde gavur. Siyaz beyaz, arada başka hiç bir şey yok. Ermeni, Rum, Kürt, Yunan, Alevi, Yezidi, Hristiyan, Musevi.. Ihhh! Ya Türksün ya da gavur.

Matematik sıfır, İstiklal Marşını on kıta ezbere okurum sınıfta. “Ya hepsin ya hiç, ya Türksün ya piç”.. Tüm arkadaşlarım Türktü. Yoktu Türkün Türk’ten başka dostu çünkü!

Savaşçılık oynuyoruz arkadaşlarla. Rumların ve Kürtlerin evlerini taşlıyoruz. Çünkü onlar gavur. Bazıları dalga geçiyor soyumla. Güya kökenim Rum’muş. Sünnet edilmemişim. “Türküm lan ben” diye bağırıp “alllll” deyip indiriyorum şortumu oracıkta aşağıya.

Akşam yatakta bu olasılığa üzülüp hüngür hüngür ağlıyorum odamda. “Ya Türk değilsem?” Onur, şeref, namus ne varsa gider elden. Allah muhafaza erkeklikte gider.

“Kooooorkmaaaa söööönmeeeez buuuu şafaaak…”

Zafer Kılıç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir